Umut Kurt - Güz Sancısı

Umut Kurt Fan Blogu; UmutKurt.org !

 

Düğün Şarkıcısı 3. Bölüm Özeti

Uğurlu Düğün Salonu ile Kudret Düğün Sarayı’nın bahçeleriyle ilgili sınır tartışması, Şükran ve Kudret arasındaki çekişmeyi iyice arttırır ve Kudret rekabeti had safhaya taşır. Yıldıray’ın işine olan aşırı düşkünlüğü, Çiçek’le aralarının bozulmasına neden olur. Uzayan bu sözlülük dönemi aile içinde de gerginliğe yol açmakta, Bayram ise Çiçek’e olan umutsuz aşkından kurtulmaya çalışmaktadır. Diğer taraftan Avni Bey, Bayram’ın salonda şarkı söylemesini kesinlikle kabul etmemektedir. Şükran ve Çiçek, onu bu kararından vazgeçiremezler. Tüm bu olanların üzerine, Uğurlu’da yaşanan hırsızlık olayı, tüm dikkatleri Bayram’ın üzerine çeker. Olaylar onu memlekete geri dönmeye kadar sürükler.

Filed under : Dizileri
By burYq
On 12 Haziran 2008
At 12:49
Comments : 0
 
 

Düğün Şarkıcısı Ekibi

YAPIM
İSTANBUL MASSMEDİA

YAPIMCI
CENGİZ KETEN
ŞAHİN ALPARSLAN

YÖNETMEN

ONUR TAN

PROJE VE ÖYKÜ

İSTANBUL MASSMEDIA

SENARYO

KUBİLAY ZERENER
ELİF AYAN
DUYGU NİŞANCI
AYBİKE ERTÜRK
YASEMİN ÖZEK

MÜZİK DİREKTÖRÜ
İSKENDER PAYDAŞ

GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ
REYHAN ÇETİN (RİCO)

GENEL KOORDİNATÖR
HAMİDE KEÇİN HURMA

YAPIM KOORDİNATÖRÜ
RAMAZAN DENİZHAN

SANAT YÖNETMENİ

DİLŞAT ZULKADİROĞLU

YARDIMCI YÖNETMEN

DERYA AYDIN

YÖNETMEN YARDIMCILARI

TÜRKAN YURDAM
AYŞE MELİKE AKŞİT
CANDAŞ KAFLI

YAPIM EKİBİ
ÖMÜRHAN İLKKALE
SERKAN TOPAL
CANAN POTUR
TUNÇ KUM
HAYFA SAFİ

SPONSORLUK VE BASIN SORUMLUSU

MERAL CANDAN

KAMERA OPERATÖRÜ

İSA TOROMAN

KAMERA ASİSTANI

FIRAT ŞÖLEN
KEMAL ÇOBAN

SANAT YNT.YRD.

GÖKNUR KARA
BAŞAK SÜLEK
AZİZ KILIÇ
MURAT SARIALİOĞLU

IŞIK ŞEFİ
YUSUF EROL

IŞIK EKİBİ
İSMAİL GÜNEŞ
DENİZ POLAT
ERDİ GÜNGÖR

SET AMİRİ
HÜRREM ŞEKER

SET EKİBİ

TANER BİRDAL
VEYSİ EKİN
MEHMET SİNCİ

SES EKİBİ
35 mm Sütüdyoları

SES TEKNİK KOORDİNATÖRÜ
ORHAN AKBAŞ

SES KAYIT
ONUR ALBAYRAK

BOOM OPERATÖRÜ
BARIŞ KOCATAŞ
ERDEM DAYIOĞLU

SES TEKNİK ASİSTANI

ÜMİT SATIR

MİX
ÜNSAL ÖNER
HAKAN ÇİÇEK

KOSTÜM SORUMLUSU
HÜLYA İRİ

KOSTÜM GRUBU

SEVTAP SALBACAK

MAKYÖZ
SONGÜL BAYAR

MAKYÖZ ASİSTANI
ELİF YILDIRIM

KUAFÖR
ÜMİT KARAMIK

KUAFÖR ASİSTANI
SADETTİN ÇETİN

FOTOĞRAFÇI
ELÇİN ACUN

FİLM LOJİSTİK
YASİN ŞERİF TULUN

AVRUPA YAKASI SERVİS
SELAHATTİN ÇAKIR

ANADOLU YAKASI SERVİS
YUNUS BAĞCI

JENERATÖR
FERHAT ÖZATAKUŞ

SET KAMYONU
HÜSEYİN KINAĞU

IŞIK KAMYONU
HAMZA AVCI

KOSTÜM KAMYONU
MURAT SARIALİOĞLU

KAMERA SERVİSİ
EROL AÇIKGÖZ

KAMERA MALZ.
İLKSON

IŞIK MALZ.
META IŞIK

CASTING
RENDA GÜNER

CATERİNG

TUBA YEMEK

MONTAJ YÖNETMENİ
YAKUP BAYSAL

MONTAJ ASİST.

YASİN ŞERİF TULUN

İÇERİK YÖNETMENİ
BURCU TOKUMBET

GÖRSEL EFEKTLER

SABİT KETEN

Filed under : Dizileri
By burYq
On
At 12:44
Comments : 0
 
 

Düğün Şarkıcısı 8 Haziran Pazar Günü Reytingleri

No      Program Adı                                 Kanal          Rating (%)         Share (%)

1        Almanya-polonya [net]                 Atv             7,00                 21,20
2        Var Misin Yok Musun-pt [net]       Show TV     5,70                18,10
3      Düğün Şarkıcısı [net]            Kanal D    4,90            16,70
4        Avusturya-Hirvatistan [net]          Atv             4,80                 21,60

Filed under : Dizileri
By burYq
On 09 Haziran 2008
At 13:12
Comments : 0
 
 

Düğün Şarkıcısı 1. Bölüm Resimleri

Filed under : Resimleri
By burYq
On 08 Haziran 2008
At 10:15
Comments : 0
 
 

Düğün Şarkıcısı 2. Bölüm Özeti

Bayram, düğün şarkıcısı oluyor

Bayram, salon sahibi Avni Bey’in erkek solist istememesine rağmen, salona gizlice düğün şarkıcısı olur. Aynı günlerde Uğurlu Düğün Salonu, Kudret’in düşmanlığından nasibini alır ve maliyeye ihbarı yüzünden geçici olarak kapatılır. Bütün bunların hastanede yatmakta olan Avni Bey’den gizlenmesi gerekmektedir. Bayram sorunları çözmek için kolları sıvarken, salonun kapanması yüzünden, Çiçek’in sözlüsü Yıldıray’ın evinde kalmak zorunda kalır. Ancak burada, Yıldıray’ın güven telkin etmeyen farklı bir yüzüne tanık olur. Bu durumdan hoşlanmayan Yıldıray, Bayram’ın Çiçek’le dostluğundan da rahatsız olmaya başlar. Bu arada Şükran ve kızları, Avni Bey’in rahatsızlığı ve yaşanan maddi kriz nedeniyle baba evine taşınmak zorunda kalırlar. Ancak Şükran’ın yıllar sonra mahalleye taşınması, rakip salonun sahibi Kudret’i derinden sarsacak ve aralarındaki küllenmiş aşkın hesaplaşması her iki taraf için de kolay olmayacaktır.

Filed under : Dizileri
By burYq
On
At 10:09
Comments :1
 
 

Düğün Şarkıcısı Umut Kurt Röportajı

Bayram nasıl bir karakter?

- Beş günlükken Çocuk Esirgeme Kurumu’na bırakılmış. Bir bayram günü bulunduğu için de adı Bayram… Urfa’ya gittiğimizde, erkek çocuklarının 13 yaşına kadar yurtta kaldıklarını, sonra Mardin’e gönderildiklerini gördük. Çünkü erkek yurdu yok. Bayram da 13 yaşına kadar orada kalmış, sonra anne-babasını bulmak umuduyla kaçmış. Bulamayınca “Sesin güzel, yarışmalara girsene” diyen arkadaşlarının sözüne uymuş. Amacı anne-babasını bulmak olduğundan “Sen ünlü ol, onlar seni bulur” diyenlere inanıp soluğu İstanbul’da almış. 23 yaşına kadar sokaklarda kalmış, her türlü işi yapmış, tek derdi ailesini bulmak olan bir genç Bayram… Yani aslında şöhret olmak umurunda değil.

Farklı ve ilginç bir karakter gibi…

- Evet, daha önce yer aldığım dizide iddialı bir karakteri oynuyordum. Bayram ise öyle değil. Herkese boyun eğen, ama aynı zamanda çok kurnaz olan bir adam…

Sokaklarda mı öğreniyor bu kurnazlığı?

- Sokakta büyüyen insan ile evde büyüyen arasında çok fark var. Ben de sürekli sokakta olan bir çocuktum. Annemin de babamın da dükkanı vardı. Orada dururduk, ama sürekli kaçardık. Sokakta büyümek insana çok şey katıyor. Bayram da bu elekten geçmiş.

Rol için Urfa’ya gittiniz galiba…

- Evet, orada üç gün geçirdik. Gitmediğimiz yer, tanışmadığımız insan kalmadı. Urfalılar’ın çok büyük saygı ve sempatileri var insanlara karşı. Hálá onlarla telefonda konuşuyoruz.

Urfa’da ilginç bir anınız da varmış…

- Orada gezerken bir dönerciye girdik. Dönerci “Abi sen neden buradasın, amacın ne?” diye sordu. Yanımdaki arkadaşlar da beni yormamak için dizide oynamak için geldiğimi söylediler. “Abi senin benden farkın ne? Televizyon var, internet var, hatta benim Facebook’um bile var” dedi. Balıklı Göl’e gittik. Üç dilde anlatabilen bir rehberimiz vardı. “Geçen sene buraya lağım bulaştı, 500 tane balık telef oldu. Ama sonra temizlendi. Bir kadının takma dişleri düştü, balık adamlar çıkarttı, yıkamadan da ağzına taktı. O kadar temiz” dedi. Dizilerde Urfalılar’ın yanlış tanıtıldığından bahsettiler. Biz de bu naifliği koruduk. Onların da diziyi çok beğeneceklerini düşünüyorum.

Dizideki şarkıları kendiniz söylüyormuşsunuz. Önceden var mıydı böyle bir yetenek?

- Türkü söylemek aileden geliyor. Ailemde herkesin sesi güzeldir, hatta türkü söylemeyeni döverler! Aslen Erzincanlı’yım. Herkesin elinde bir bağlama var. Okula gelince; zaten müzikal oyunculuğu yapabilmek için de belli bir şan eğitimi alıyorsunuz. Ben orada biraz şarkı söyleme meselesine asıldım. Bugüne kadar dört müzikalde oynadım. Oynarken de settekilere bakıyorum. Gülüyorlarsa eğer, olmuştur diyorum.

Oya Okar (Çiçek): Bizimkisi daha steril bir aşk
Oyunculuğa başlayalı ne kadar oldu?

- 22 yaşındayım. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden geçen sene mezun oldum. Televizyonda üç yıldan beri çalışıyorum. Aynı zamanda konservatuvarda yüksek lisansımı sürdürüyor, bir yandan da asistanlık yapıyorum.

Aileniz oyunculuğu seçtiğinizde ne tepki verdi?

-Güzel Sanatlar Lisesi müzik bölümü mezunuyum. Kayıp vakaydım zaten. Obua bölümündeydim. Tiyatro okumasaydım müzisyen olacaktım. Bu yüzden çok da tepki göstermediler. Anne-babalar da haklı aslında. Sabah 9, akşam 6 gittiğin sigortalı bir iş değil bizimkisi… Sürekliliği de yok. Ama iyi ki bana güvenip, destek olup yol göstermişler.

Bu, “Dağlar Delisi”nin ardından ikinci başrolünüz. “Yeni ekibi nasıl buldunuz?” diye sorayım önce…

- Ekibimiz çok tatlı. Oyuncu kadrosu muhteşem. Erkan Can, Hatice Aslan, Umut Kurt, Sezai Alptekin, Can Kolukısa; hepsi çok şekerler. Ayrıca yönetmenimiz ve teknik kadromuz da çok iyi… Umarım bu sinerji ekran başındakilere de yansır. Böyle bir ekibin içinde olduğum için çok şanslı görüyorum kendimi… Erkan Abi ve Hatice Abla’nın sahnelerini izlerken hayran hayran bakıyorum. Öte yandan Umut da çok iyi bir oyuncu ve onunla karşı karşıya oynama fırsatı bulduğuma memnunum.

Sizin oynadığınız Çiçek nasıl bir karakter?

- Çiçek, Uğurlu Düğün Salonu’nun sahibinin torunu… Şükran’ın büyük kızıyım. Nostaljik bir düğün salonumuz var, ancak artık kapanması yakın, kendini zor çeviriyor. Bir gün yolu, Urfa’dan gelen Bayram ile bir otobüs yolculuğunda kesişiyor. Böylece tesadüflerle gelişen imkansız bir aşk hikayesi doğuyor. Çünkü çok ayrı dünyaların insanları. Ayrıca Çiçek’in bir nişanlısı var ve evlenmek üzereler. Çok iyi niyetli, kimseyi incitmek istemeyen saf bir şehirli kız Çiçek… Üniversite mezunu olmasına rağmen o saflıktan kurtulamamış.

Çiçek ile Bayram’ın aşkı nasıl gelişecek?

- Gelişen teknoloji yüzünden insanlar artık cep telefonu ya da internet aracılığıyla aşk yaşıyor. Günde 35 saat konuşuyorlar birbirleriyle! Bizimki öyle değil. Daha steril… Aile ilişkileri bakımından da Çiçek benim özendiğim bir karakter.

Umut Kurt: İbrahim Tatlıses varken kahraman olmak zor

Bayram ile Çiçek arasında neler olacak?

- Bayram, Çiçek ile otobüste tanışıyor. Önce biraz çekiniyor. Derken Urfalılar’ın insani yanı da burada ortaya çıkıyor. İstanbul’a yeni gelmiş, bir yer bilmiyor, ama buna rağmen kızın bavullarını taşıyor, onu yalnız bırakmak istemiyor. Böyle davranınca kızın hoşuna gidiyor. Bayram da içten içe bir aşk beslemeye başlıyor.

Belli ki Urfalılar ile çok iyi anlaşmışsınız. Milli kahraman olmayasınız orada?

- Yok, İbrahim Tatlıses varken orada kahraman olmak çok zor!
Oya Okar: Gözyaşı dökmeyeceğime seviniyorum

Daha önce yaptığınız işlerle “Düğün Şarkıcısı”nı karşılaştırsanız, neler söylersiniz?

- Bu daha önce yaptıklarımdan çok daha farklı bir iş. Öncekiler dramaydı, birbiri ardına gelen ağlama sahneleri vardı. İlk defa eğlenceli bir işin içindeyim. Bu benim için gerçekten çok keyifli. Sürekli ağlayan karakterleri oynadığımdan, artık ağlamak istemiyordum. Neyse ki “Düğün Şarkıcısı” çok bizden, keyifli ve enteresan bir iş oldu. Biz çok eğleniyoruz.

Filed under : Röportajları
By burYq
On 02 Haziran 2008
At 18:31
Comments : 2
 
 

Umut Kurt Hatırla Sevgili Resimleri (Yaşar)










Filed under : Resimleri
By burYq
On 24 Mayıs 2008
At 10:48
Comments : 22
 
 

Beynelmilel

Filmin Konusu: Çekimleri Adana’da yapılan filmin öyküsü 1982 yılında Güney’de geçiyor. Askeri yönetim şartlarına uyum sağlamaya çalışan kasaba halkı ve ayakta durmaya çalışan bir müzik grubunun hikâyesi. Hikâyenin ana karakterleri müzisyen bir baba Abuzer ile üniversiteye hazırlanan kızı Gülendam.

Haydar Arıkan (Umut Kurt’un Filmdeki Rolü)

Ülkesinde olup bitenlere İngiliz kalmamayı seçmişti.Başkalarının derdiyle dertlenen biri olduğu için Gülendam’ı(Gerçek hayatta Özgü Namal) bile gözü görmüyordu.Toplumsal sorumluluk duygusu, ağabeyi servet tarafından biz çalgıcıyız, hiç çalgıcıdan komünist olur mu ! diyerek engellendiyse de o bildiklerini okudu ve okudukları da kaderini yazdı.Ülkenin kadersiz ve kedersiz insanları arasında, binlerce benzeri gibi, payına kadersizlik düştü.

Filed under : Filmleri
By burYq
On 21 Mayıs 2008
At 17:05
Comments : 0
 
 

Umut Kurt’un Biyografisi

Oyuncu olmaya karar verdiğinde ` kalacaksın` demişti babası… `Hayır` dedi, `Sevdiğim işi yapacağım ve kalmayacağım`. `Olsun, kalsam da yapacağım` demeyi aklından bile geçirmedi. Açlığa da yoksulluğa da aşina bir genç olarak bu değildi kendisine çizdiği yol. Erzincanlı Kurt ailesinin `Umut`u, bugün 26 yaşında ve 17`sinde verdiği karar onu yanıltmadı.

Kartal Topselvi `den `Beynelmilel `e, `Hatırla Sevgili `den `Hisseli Harikalar Kumpanyası `na uzanan bir hikayesi ve geleceğe dair bir sürü planı var. Üstelik yetenekli, zeki , yetmezmiş gibi alçakgönüllü ve çalışkan . Şimdiden belli, o yeni kuşağın en parlak yıldızlarından biri olacak…

Küçük yaşta evlenip İstanbul `a yerleşen Cemal Kurt ile Sevim Hanım `ın ilk çocuğu Umut Kurt , 17 Nisan 1981`de, zorunluluktan Erzurum `da açar gözlerini dünyaya. Maddi durumları iyi değildir, zor bir hamilelik geçiren annesi doğum yapmak için Erzurum `a, varlıklı babasının yanına gider. Umut 40 günlükken dönerler İstanbul `a. Kartal Topselvi `deki tek katlı, çatısız evlerine.

Annesi, semti güvenli bulmadığı için dışarı oynamaya bırakamaz oğlunu. Umut`un çocukluğu evde sanal kardeşleriyle oyunlar kurarak geçer. Yedi yaşına kadar tek çocuktur, sonra kardeşleri Can ve Aylin doğar ama o gene yalnızdır.

Her telden birazcık…

Bir yandan bağlama kursuna gider, basketbol ve futbol oynar… Ders, hiç çalışmaz, zekası ve sempatikliğiyle hocaları tavlayarak geçer sınıfları. Lisede içine kapanır bir dönem. Kitaplara verir kendini. `Erzurum `un hippisiydi` dediği dayısıdır kendine aldığı model. `Kafanızı kullanın, özgün olun` der yeğenlerine dayı , Umut da dinler.

Ama asıl değişimi, birkaç arkadaşıyla gittiği CHP gençlik kollarında geçirir. Önce koroya alınır, ardından halkoyunları, kickboks derken tiyatro kursuna gönderirler Umut`u. Son dönemin iyi oyuncularından Ruhi Sarı `nın da içinde bulunduğu Kartal Sanat Tiyatrosu `na… Gidiş o gidiş. CHP `yi bırakır, tiyatroyu bırakmaz bir daha.

17` sinde ilk kez sahneye çıkar `Kadınlara Özgürlük` adlı bir 8 Mart oyununda. Mesleği bellidir artık, oyuncu olacaktır. Birkaç kez bırakmak ister, bırakır da nitekim. Nestle `de plasiyerlik, Real Hipermarket `te satıcılık yapar. Ama mutsuzdur, gene döner kürkçü dükkanına.

`Seni kim almadı?`

Arkadaşlarıyla beraber konservatuvar sınavına hazırlanırlar bu kez. Önce İstanbul Üniversitesi `ni dener. Karşısında tüm ustalar, Yıldız Kenter yoktur bir tek o yıl jüride. Birinci sınavı geçer, genel kültürde heyecandan her şeyi birbirine karıştırır. `Çalıkuşu `nu kim yazmıştır?` sorusuna panikle verdiği `Yaşar Nuri Öztürk ` cevabı sınavın sonu olur.

İkinci çaldığı kapı Hacettepe `dir, o da olmaz. Kısacası memleketimizin pek çok parlak oyuncusu gibi Umut Kurt da konservatuvar kapılarından çevrilir. Birkaç yıl sonra onu sahnede izleyen Yıldız Kenter `den duyduğu `Seni kim almadı? Biz de hata yapabiliyoruz bazen` cümleleri en büyük ödülüdür.

Sonunda `Hayatımı değiştiren yer` dediği Müjdat Gezen Sanat Merkezi `nde bulur kendini. Daha deneme sınıfındayken MSM Oyuncuları`nın kulisini hazırlayan, sahnenin tozunu alan hevesli genç olarak dikkat çeker ve `Godot `yu İzlerken` adlı oyunda rol verirler ona. Sonra da teknik odanın sorumluluğunu teslim ederler Umut Kurt `un ellerine. Hatta şimdiki evi olan BKM `ye de ilk olarak Müjdat Gezen `in `İtiraf Ediyorum ` oyununda teknik görevli olarak adım atar.

Bu arada sesiyle de dikkat çekmektedir bağlamasıyla türkü söylediği günlerden beri. MSM `deki şan hocası Meltem Taşkıran `ın önayak olmasıyla `Çizmeli Kedi ` müzikalinde oynar. O sene devamsızlıktan sınıfta kalır . Ertesi sene ikinci müzikali `Benim Tatlı Meleğim ` gelir ve iki sene kaldığı için okuldan atılır.

Filmden filme değişti…

Sonra BKM dönemi açılır hayatında. MSM `den arkadaşı, şimdiki sevgilisi Ezgi Mola ile BKM `nin atölyesine konuk öğrenci olarak gidip gelir önce. Derken `atölye`de pişirdiklerini `mutfak`ta sunmaya başlarlar. Bir komedi kulübüdür BKM Mutfak. Oyuncuların kendi skeçlerini yazdığı, aynı zamanda içki servisi yaptığı bir kulüp.

` Beynelmilel `in `Haydar `ını arayan Sırrı Süreyya Önder de ilk kez orada izler Umut Kurt `u. Doğuludur, bağlama çalar, bu rol için biçilmiş kaftandır. Bir de saçını uzatıp bıyık bırakınca Haydar olarak kamera karşısında bulur kendisini.

Kısa bir süre sonra da ` Hatırla Sevgili ` dizisi gelir. Devrimci Haydar `ın hemen üzerine sağcı Yaşar `ı oynamak hoşuna gider Umut Kurt `un. Üstelik öyle bir fiziği vardır ki, filmden filme değişir, sokakta ise kimse tanımaz onu. `Aaa şu çocuğa bir bıyık taksan aynı Yaşar ` lafları duyar olsa olsa.

Adını daha çok duyacağız…

En son, ` Hisseli Harikalar Kumpanyası `nın Cafer `i olarak sahnede Umut Kurt . Üstelik, Mehmet Ali Erbil `in damgasını vurduğu bir rolü, onu hiç aratmadan oynuyor. Etkisinde kalmamak için Erbil `i izlemeden hazırlanmış, çok da iyi yapmış. Üst üste gelen iltifatlar ve olumlu yazılar karşısında ise utanıyor. Altan Erkekli `nin `Aferin` diye onu bağrına bastığını neredeyse gözü dolarak anlatıyor. Ustalarından söz ederken yapmacık değil, sahici bir saygı var her halinde. Ve Yılmaz Erdoğan `ın yolunu benimsiyor. Sinema okumak, rol beklemek yerine kendi şansını yaratmak, kendi öykülerini anlatmak gibi bir derdi var. Bu alçakgönüllülüğünü de muhafaza ederse, besbelli daha çok duyacağız Umut Kurt adını…

Filed under : Biyografisi
By burYq
On
At 16:34
Comments : 17